301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
08 Ağustos 2019 - Perşembe 18:17
 
SİLİVRİ KİMSENİN BABASININ MALI DEĞİLDİR...ABRAHAM YUCAL
SİLİVRİ KİMSENİN BABASININ MALI DEĞİLDİR...ABRAHAM YUCAL KÖŞE YAZARI ABRAHAM YUCAL GAZETE SİLİVRİ www.gazetesilivri.com
Köşe Yazıları Haberi
SİLİVRİ KİMSENİN BABASININ MALI DEĞİLDİR...ABRAHAM YUCAL

 

SEVGİLİ DOSTLARIM, SAYGIDEĞER SİLİVRİLİLER...

 

7 Ağustos Çarşamba günü Silivri Kent Konseyi toplantısında bazı olaylar gelişmiş ve sanki sadece ben suçluymuşum gibi çevreye lanse edilmiştir. 

 

Sevgili dost ve arkadaşlarım 2004 yılında spor muhabiri olarak başladığım mesleğimde aktif olarak 2010 yılından beri devam etmekteyim. Bu zamana kadar kimseye ne bu tür bir tepki verdim ne de amacımı aşarcasına davrandım. Ancak SKK yani Silivri Kent Konseyi'nin başkanı olan şahsı muhterem geçmişte yazmış olduğum köşe yazısına karşılık verecek bir organizasyon düzenlemiştir. Toplantı da elle dokunur ve gözle görülür apayrı bir proje olmamasına rağmen kendim soru hazırlamaktayken, aniden Oğuz Efendi kalkıp benim köşe yazıma itafen yumruğunu masaya vura vura terbiyesizce davranışlar içerisine girmiştir. Ben aile kültürümde ortamında eğer bayan ve yaşı benden büyük insanlar varsa elini masaya vurana gerekli cevabı ver derdi bana büyüklerim. Ben ona bana sergilediği yüksek ve küstahça konuşmasına kendisi gibi cevap verdim. Oğuz efendi ile Selimpaşa Kavun ve Bamya Festivalinde gazeteci arkadaşların bulunduğu bir masada birlikte yer aldık. Ancak kendisi o ortamda bana ne bir soru, ne de cevap verdi. Lakin ortam da bulunan isimlerin önünde, bazı şakşakçı gazeteci arkadaşların yanında ne güç bulduysa bana hakaret etme terbiyesizliğinde bulundu. Kendisi TV ekranlarında, sabah programlarına sıksık yer aldığı için show yapmayı çok iyi bilir. Yaşı benden büyük olabilir ancak Silivri ile alakalı düşünceleri inanın basit ve reklam amaçlıdır. Bulunduğu ve görev aldığı Üniversiteye kayıt yapılması için kendisi Silivri'yi kullanmakta ve Silivri'de ismi olan kişileri kullanarak güzel bir pazarlama yöntemi gerçekleştirmektedir. 

 

Bir örnek verecek olursak, Kendisini Sakarya'da bir üniversite tarafından davet edildiğinde, programa Silivri Rumeli Üniversitesinden geldiği bilindiği halde, Silivri ile alakalı ne bir yoğurt, ne bir lavanta sepeti, ne de festivallerimizde sergilediğimiz ürünlerden götürmüştür. Bu bilgi tarafıma kendi üniversitesinde yer alan bir eğitmen tarafından söylenmiştir. Bey efendi amacı ve hedefleri için Silivri'yi kullanmaktadir. Programlara çıkıp tamamen şahsi menfaati için Silivri'yi kullanmaktan başka birşey yapmamaktadır. O toplantı da yer alan herkes benim yanlış konuştuğumu söyleyebilir, hatta benimle bir daha iletişim dahi kurmayabilirler. Lakin ben Silivri'yi böyle insanlara kullandırtmayacağım. Menfaatleri uğruna bu ilçeyi güzelleştirmeye çalışan 200 bin nüfuslu harika ilçemi bu tür oyunlara bırakmayacağım. 

 

Oğuz Efendi'nin öğretim üyeliği yaptığı üniversitesinin karşısında, geçtiğimiz yıllarda vatanı için şehit olan Emre Sarıtaş'ın korusu bulunmakta. Ben bu koruya sahip çıkmadıkları için sosyal medya hesabımdan gerçekleştirdiğim canlı yayında, Rumeli Üniversitesinin koruya sahip çıkmadığından bahsetmiştim. Tabi ki bu Oğuz Efendinin hoşuna gitmedi ve sonrasında yazdığım köşe de kendisini rahatsız etti. Kendsini nasıl haklı gösterebilirdi? Ancak insanların ve kendi ekibinin önünde bu türlü bir önceden planlanmış hareket ile PARA kazandığı kurumu aklayabilirdi. Ancak onun bu tepkisine sessiz kalamadım. Üstüne gittikçe küstahça ve edepsizce davranışlarına devam etti. Elini tekrardan masaya vuraraka tepki gösterdi. Kendisini Atatürkçülüğü ile övmeye çalışırken de nedense arkasına aldığı sarılı Türk Bayrağı ve Silivri Belediyesi Bayrağı dışında hiçbirşey yoktu.

 

Madem o kadar Atatürkçüsünüz neden masalarda türk bayrağı yoktu?

 

Neden İstiklal Marşı okunurken Ekrana bir Türk Bayrağı koymadınız?

 

Biz saygı duruşunda bulunurken sizin bıyıklarınıza bakmak zorunda değiliz! 

 

Bir ayrı parantezde gazeteci arkadaşlarıma açmak istiyorum. 3 - 4 kişiyi tenzi ederek orada bir meslektaşlarına hakaret ederken, menfaatleri uğruna elleri patlarcasına yüzüme bakıp sırıtarak alkışlamaları, kendileri için konuşulanların ne kadar haklı olduğunu benim yüzüme vurdu. Rüzgar ne tarafa eserse gittikleri ve menfaatleri uğruna ideolojilerini satarcasına yapmış oldukları hareketleri konuşan gerçek dostlarıma zamanında sergilediğim tepki için kendilerinden özür diliyorum. Gece gündüz demeden onlar için ayırdığım zaman, onlar yorulmasın diye ailem için ayırdığım zamanı bile kendileri için kullandığım her saniye için hakkımı helal etmiyorum. Yüzüme gülüp arkamdan kimbilir neler söylediler. Onların oynadığı ikili oyunlar, yasa dışı para kazanma teknikleri ve artık üzülmediğim ve üzülmeyeceğim halleri umrumda değil! Şunu şöyle bilsinler ki bu saatten sonra onlara faturasız ve yasa dışı bir şekilde destek olanları da gerekli mercilere şikayet edeceğim. 

 

Oğuz Efendi'ye gelince çalışmalarını çok yakından takip edeceğim. Bu zamana kadar gerçekleştirdiği jüri üyeliklerinde de adil olmadığını iddia eden birçok kişi için kendisinin kararlarını tekrar tekrar sorgulayacağım. Ben bir gazeteci olarak buna da en yakından tepkimi koyacağım... Buradan tekrar o salonda bulunan SKK Başkanı hariç herkesten özür diliyorum...

 

SİLİVRİ KİMSENİN BABASININ MALI DEĞİLDİR!!! 

Kaynak: Editör: ABRAHAM YUCAL
Etiketler: SİLİVRİ, KİMSENİN, BABASININ, MALI, DEĞİLDİR...ABRAHAM, YUCAL,
Yorumlar
Haber Yazılımı sanalbasin.com üyesidir arasina